Uzm. Dr. Yaprak Arslan Psikiyatrist & Psikoterapist

İzmir Psikiyatrist

İzmir Psikoterapist

izmir Psikolog

Psikiyatrist

Psikoterapist

Psikolog

Major Depresyon

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Sosyal Fobi

Panik Atak

Obsesif Kompulsif Bozukluk OKB

(DEHB) Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Bipolar Bozukluk

Depresyon Tedavisi

Destekleyici Psikoterapi

EMDR

Cinsel Terapi

Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar

İlişkilerde İletişim Dilinin Önemi: Birbirimizi Gerçekten Duyabiliyor Muyuz?

Uzm. Dr. Yaprak Arslan Psikiyatrist & Psikoterapist

İlişkilerde yaşanan sorunların önemli bir kısmı yalnızca ne söylediğimizle değil, nasıl söylediğimizle de ilişkilidir. Pek çok çift, zamanla aynı konular etrafında dönüp duran tartışmalar yaşadığından, birbirini anlamakta zorlandığından veya konuşmaların kısa sürede çatışmaya dönüştüğünden yakınır.

Yakın ilişkilerde iletişim, duyguları paylaşmanın, ihtiyaçları ifade etmenin, yakınlık kurmanın, anlaşılmanın, çatışmaları çözebilmenin yoludur.

Bu nedenle ilişkilerde kullanılan iletişim dili, çiftlerin birbirlerini nasıl algıladıklarını etkiler. Aynı cümle farklı bir tonla, farklı bir zamanda veya farklı bir üslupla söylendiğinde tamamen başka bir anlam kazanabilir.

Bazı çiftler günlük konular hakkında rahatlıkla konuşabilirken, duygular söz konusu olduğunda zorlanabilir. Bazıları ise sorunları konuşmaya çalıştıkça tartışmaların büyüdüğünü fark eder.

Bu nedenle ilişkilerde yaşanan iletişim sorunları zamanla ilişkinin birçok alanını etkileyebilir.

Doğru iletişim, kişinin kendisini görülmüş, anlaşılmış ve değerli hissetmesine yardımcı olur.

Soru sormak ile verilen cevabı ilgiyle dinlemek arasında önemli bir fark vardır. İlişkilerde çoğu zaman insanlar çözüm önerisinden önce anlaşılmaya ihtiyaç duyarlar. Kendinizi ifade edebildiğinizde ve karşınızdakinin sizi duymaya, anlamaya çalıştığını hissettiğinizde gerginliğiniz yatışır ve çatışmanın şiddeti de azalır.

Tartışmaların Altında Bir Duygu ve İhtiyaç Olabilir;

Tartışma konusu sıklıkla ev işleri, maddiyat, çocuklar, aileler veya zaman yönetimi gibi gündelik olaylar olarak görünür. Ancak birçok durumda tartışmanın görünen konusu ile altında yatan ihtiyaç farklıdır. Yalnızca sözcüklere odaklanmak bazen asıl duygu ve ihtiyacın gözden kaçmasına neden olabilir.

İletişimde En Sık Karşılaşılan Zorluklar;

Suçlayıcı ifadeler kullanmak, karşınızdakini savunmaya geçirebilir. Savunma arttıkça, konuşanı dinlemek ve anlamak zorlaşır.

“Hep”, “hiç”, “her zaman” gibi genelleştirme yapan sözler, çoğu zaman yaşanan sorunun çözülmesine yardımcı olmadığı gibi konuşmanın çatışmaya dönüşmesine neden olabilir.

Bazı kişiler tartışma sırasında konuşmayı bırakmayı tercih eder. Bazen tartışmaya ara vermek faydalı olabilir. Ancak ara vermekle, sorunu zaman aşımına bırakmak farklıdır. Sürekli geri çekilmek, konuşmaktan kaçınmak çiftler arasında duygusal olarak uzaklaşmaya neden olabilir.

Daha Sağlıklı Bir İletişim İçin;

Suçlamak yerine duygularınızı paylaşmak daha yapıcıdır, karşınızdakinin sizi dinlemesini ve anlamaya çalışmasını kolaylaştırır.

Zaman zaman karşımızdakinin ne hissettiğini, neye ihtiyaç duyduğunu merak etmek ve sormak ilişkideki yakınlığı destekler. Kişinin duygusunu anlamaya çalışmak, onunla aynı fikirde olmak anlamına gelmez ancak anlaşıldığını hissetmek, duyulan güveni destekler.

Öfkeli, yorgun veya stresli anlarda konuşmak zorlayıcı olabilir, doğru zamanda konuşmak da iletişimi etkiler.

Çift terapisi sürecinde amaç, taraflardan birini haklı çıkarmak değil; çiftin iletişim biçimini anlamak ve ilişkiye zarar veren döngüleri fark etmelerine yardımcı olmaktır.

Terapi süreci çiftlerin, kendi duygularını daha açık ifade edebilmelerine, birbirlerini daha iyi duyabilmelerine, tekrarlayan çatışma döngülerini fark etmelerine, daha çözüm odaklı iletişim becerileri geliştirmelerine destek olur.

Bazı çiftler için iletişim sorunları ilişkinin görünen kısmıdır. Terapi sürecinde ise çoğu zaman bu sorunların altında yatan kırgınlıklar, ihtiyaçlar ve beklentiler daha görünür hale gelir.

Her ilişkide zaman zaman yanlış anlaşılmalar, kırgınlıklar ve çatışmalar yaşanabilir. Önemli olan hiç tartışmamak değil, yaşananların ardından yeniden sağlıklı iletişim kurabilmektir.

İletişim, yalnızca konuşmak değil; duymak, anlamak ve anlaşılabilmektir.

Uzm. Dr. Yaprak Arslan
Psikiyatrist & Psikoterapist